Efendim çocuğunu olunca oynayacağı oyuncak bile size dert olabiliyor. Barbi bebekler ve muadilleri nedeniyle iyiki kızım yok derken birden silahlar, kılıçlar giriverdi hayatıma. Aman edendim antimilitarizm falan derken oyuncakçıda silah seçerken buluvermişsiniz kendinizi. Oğlum lego olalım, pazıl alalım bir süre sonra işlevsiz ve can sıkıcı cümleler olarak kalıyor. Tamam ama bu nerfi ( çocuklar için silah efendim. Süngerden bi mermisi var, arkadaşının kafası dahil heryere nişan alabilsin çocuk diye). sadece evde babanla oyna ama derken oyuncakçının kasasında buluveriyorsunuz kendinizi. Siz koruyamıyorsunuz çocuğu bu istismardan. Etraftan görüyor. Gittiği kreşten, parktaki diğer çocuklardan. Sonra ya korusam çocuğa kötülük mü yaparım derken parçası oluveriyorsunuz çemberin.
Neyse dün veledin oyuncak alma hakkının ( yılda 2 kere falan böyle hakkı var. Takvim yapıyor, alacağı günü bekliyor. Bi de para biriktiriyor) olduğu gün geldi. Veledin elinde parası, oyuncakçıya gittik. Günlerce legoların teknikleri de pek giüzel diye ettiğim propagandalar işe yaramadı. Her çocuğun bir kere görüp müptelası olduğu deli saçması oyuncak ÇÖPs ün ( aslı Trashies bildiğin pislik-çöp yani. Yumşak plastikten kokuşmuş ve pis imajı verilmiş çöpler) kamyonlu-vinçlisi çıkmış. Yapıştı o tam 89 TL lik ( bir raf oyuncak insanların maaşı ediyor) dünyanın en saçma oyuncağına. Ben hayır dedikçe eridi üzüldü falan. En son babası bana usulune uygun müdahale etti. Çıktım dükkandan. Oğlum mutlu mesut elinde bi kutu Çöp seti. Eve geldik 89 tl lik paketten çıkanı anlatmayayım.
Bu oyuncakları tasarlayan insanlar sistemin başarılı tasarımcıları dahileri demi şimdi. Biz de öyle başarısız başarısız kös kös işe giden, bu süper dahilere mal gibi bakan. Valla bravo bütün dünyaya bok pazarlıyolar. Çocuk istismarı nerde başlıyor, nerde nasıl bitecek bilemiyorum ben.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder