Sabah soluk bir üzüntü ve sessiz isyanla uyandı evlat. dün saçlarını kestirmişti, elbet benim ısrarım nedeniyle. saçlarından utandığını söyledi. aynanın karşısına geçip düzeltti saçlarını . kulaklarım açıkta dedi. "kepçe" kulaklarını gizlemeye çalışan bir anaokulu çocuğunun kulaklarından öpesi geliyor insanın...
Sonra O'na dedim:
saçların yada herhangi bir yerinden utanmamalı insan. görünüşünden, üstündekinden, konuşmandan utanma. bunlardan dolayı utandığını hissettiğinde, unut utanmayı ve başka şeyler düşünmeye çalış. hayatta utanılması gerekli şeyler var ama.
sonra nelerden utanmak gerek onları konuştuk. sana sarılmaya çalışan arkadaşını ittiğinde utanmalı insan diye başladım ben söze. sonra evlat büssürü örneği kendi verdi. "arkadaşımızla dalga geçip onu üzersek utanmalıyız" dedi enson.
arkadaşlarının oğlumu üzdüğünü o an anladım. çocuklar çok acımasız ve çok merhametli tıpkı içinde şekillendikleri dünya gibi. ne gördülerse onu yansıtıyorlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder