Kadıköy'e işim düştü. Dolanırken önce greenpeace'ci sonra uniceff'ci sonra da WWF'ci gençlerin markajına alındım. Eskiden nezaket gereği dinlerdim ama dinleyecek durumda değilim*.
Nazik bir günüm de de olmadığım için tepki bile vermeden yürüyüp gittim yanlarından. Sonra daha başka bir sokakta greenpeace'ci bi genç yanaştı. Sesini inceltip gülümsedi "atfedersiniz canım çok sıkkın, biraz bana vakit ayırabilir misiniz" dedi. çocuk dünyanın öte tarafında yaşadığı için 15 senedir göremediğim, çok sevdiğim bi arkadaşıma benziyordu. Boynuna sarılmak istedim ama tepkisizce uzaklaştım çocuğun yanından. Sonra sokaklarda ağlamaya başladım.
Eve gitmek için otobüse bindim. Eve yakın durakta indim. Yolumun üzerinde migros var. Migrosun önünde sarışın, orta yaşını geçmiş, zayıf, makyajlı, iyi Türkçe ile konuşan bi kadın, engelliler için olduğunu söylediği dergileri satar. Ben de bu konuda da müzmin keskin fikirleri olan biri olarak kadının eylemine gıcık olurum. Engellilerin görünür olması için daha başka işlere harcasa-k kıymetli vaktini, vaktimizi? falan diye iç geçirerek, kadına yaklaşmamak gayreti içinde yürümeye devam ettim.
Eve iyice yaklaşmıştım ki, yan apartmanda oturan bi komşuyu gördüm. Benim veletten bi yaş küçük velediyle yürüyordu. Konuşmaya başladık. Komşum bana tupperware'in ne mucize bişey olduğunu on senedir kullandığını anlattı. tupperware satmaya başlamış. Ayrılırken tamam bi ara bakarım falan dedim ama eve varana kadar iyice sinirim bozuldu. Herkes bi şeyler satmaya çalışıyor. Manevi ne kalmışsa içi bomboş edilip al bunu tüket deniliyor. İnsanlar da ne yapsın? Düzen bu, aç mı kalsınlar? Elbet satmaya ve karınlarını doyurmaya mecburlar, mecburuz? İyi de bu saçmalığa daha ne kadar dayanılacak!
*Maddi manevi destek de vermişliğim vardır. Amma ve lakin bu yapılara ilişkin keskin ve can sıkıcı fikirlerim var. Ama durup da bu örgütlerle uğraşmak da müzmin ve yobaz muhalefete dahil olmak olur. Ayrıca beğenmiyorsan, daha iyisini yeşertmeye çalış demi? Ama yeşil sadece paranın rengi olmamalı!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder