Oğlumun gittiği anaokulunda veli toplantısına gittim. Öğretmenler şık, anaokulu şık. Bu parlak mekanda, pasaklı halimden utandım. Görüşme iyi geçti, öğretmeni oğlumla ilgili gözlemerini aktardı falan. Haftaya psikokokla görüşcem işşallah. Anaokulu ilkokul da açtı. Her veli görüşmesinde, anaokulundan çıkan çocukları ilkokul sıralarına kışkışlama derdinde bunlar diye aklımdan geçirirdim. Nedense bu sefer aklımdan bu şekil bir düşünce geçirmedim. Toplantı bitti, yürüdüm sokakta. Sonra markete girdim, ekmek gaste falan aldım. Markette türlü ürünün promasyoncusu seslendi, " buyrun, deneyin, tadın, indirim var" falan diye. İçim sıkıldı attım kendimi dışarı. Elinde broşürler olan bi kadın yanaştı, "anaokuluna giden çocuğunuz var mı? " diye sordu. İçimden cevap vermek gelmedi, ağzımı açamadım, kadına gülümseyip hızlı adımlarla uzaklaştım. Bir süre yürüdükten sonra durdum. Geriye baktım, insanlar alışveriş torbalarıyla yürüyorlardı. Elimde poşetler, kafamda türlü türlü baloncuk, durdum öylece bir süre, sonra yoluma devam edip eve geldim.
Hayatın her alanında müşteri olmak zorunda kalmak çok asap bozucu. Gıdanı alırken, çocuğunu büyütürken, nefes alırken bile birşeyler pazarlanmaya çalışıyor bizlere. Yaşamlar sunuluyor cennet misali hapishanelerde( yada hapishane misali cennetlerde).
Henüz karnındaki çocuk, müşteri olarak var oluyor hayatta. Karşı koyamıyorsun. Doğuracağın hastaneyi, doktoru, giysisi, maması, bezi seçiyorsun. Parabensiz kokusuz, organik, anti-bakteriyel diye başlıyor, çok dilli, yurt dışında eğitim imkanlı devam ediyor. Simdilik ben bukadarını gördüm.
Biraz önce oğlumun eğitimiyle ilgili görüşmek isteyen bir özel okul aradı. Büssürü bişi anlattı karşımdaki kızcağız. Kimbilir nasıl bi hayatı yaşıyor beni büyülemeye çalışırken? İçim sıkıldı halimize. Dedim ki " bizim çocuğumuzu özel okulda okutacak imkanımız yok. Bu nedenle okulun tanıtımı hem benim, hem sizin için vakit kaybı olur". Teşekkür etti kız, ben bilgilerinizi bu şekilde güncellyorum dedi. Bir daha aramazlar heralde.
Geçen sene BBOM diye bir organizasyonun tanıtım toplantısına dahil olmuştum. Müşteri olma hali beni en çok orada acıttı. Benim gibi bakan insanlar başka birşey yapmaya çalışırlarken sistemin argumanlarını kullanıp...
Neyse, işte...
Kendi kendine bir çıkış yok. Hayatı yeniden tasarlamak gerek...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder